Vücudunda bir savunma sistemi var. Bu sistem zararlı hücreleri tanıyıp temizler. Kanser hücreleri bazen bu sistemi kandırır. Kendilerini "normal hücre" gibi gösterip fark edilmekten kurtulurlar.
İmmünoterapi bu kandırmacayı bozar. Savunma sisteminin frenini kaldırır. Böylece vücudun kendi hücreleri kanser hücrelerini tanır ve devre dışı bırakır.
Kemoterapiyle arasındaki fark burada. Kemoterapi hücrenin çoğalmasını doğrudan durdurur. İmmünoterapi ise vücudun kendi sistemini harekete geçirir.
Kimlere Uygun?
Karar iki şeye bakılarak veriliyor. Biri kanserin türü, diğeri bazı testlerin sonucu. Bu testlere biyobelirteç deniyor. Biyobelirteç, tedavinin işe yarayıp yaramayacağını önceden gösteren ölçümdür.
PD-L1. Kanser hücresinin yüzeyinde bulunan bir proteindir. Bu protein ne kadar çoksa immünoterapinin işe yarama ihtimali o kadar yüksek. Sınır değeri kanser türüne göre değişiyor. Her kanser için geçerli tek bir eşik yok. [1]
MSI yüksekliği. MSI, hücrenin DNA tamir sisteminin bozuk olduğunu gösterir. Hücre kendi hatalarını düzeltemez ve çok sayıda hata birikir. Bu bozukluk varsa immünoterapi çok iyi sonuç verebiliyor. Kanserin hangi organdan çıktığı burada fark etmiyor. [3]
Yüksek mutasyon yükü. Tümörde çok sayıda gen değişikliği bulunması demek. Faydası tartışmalı ve kullanılan teste göre değişiyor. [3]
Bazı kanserlerde test gerekmez. Melanom (bir cilt kanseri türü), böbrek kanseri ve klasik Hodgkin lenfomada immünoterapi test sonucundan bağımsız kullanılabiliyor. [2]
Bu testlerin patoloji raporunda çalışılmış olması gerekiyor. Raporunda göremiyorsan doktoruna sorabilirsin.
Yan Etkileri Farklı Çalışır
Kemoterapiden farklı olarak saç dökülmesi ve şiddetli bulantı nadir görülür.
Asıl dikkat edilen konu başka. Savunma sistemi fazla çalışabilir ve kendi organlarına da zarar verebilir. Yan etkiler çoğunlukla buradan çıkar:
- Tiroid: hormon bozukluğu
- Bağırsak: ishal, kolit (bağırsak iltihabı)
- Akciğer: öksürük, nefes darlığı
- Karaciğer: enzim yüksekliği
- Cilt: döküntü, kaşıntı
- Kalp: nadir ama ciddi
Bu yan etkilerin çoğu erken fark edildiğinde kortizon tedavisiyle kontrol altına alınır. Yeni bir şikâyetin olursa ekibine hemen haber vermen gerekiyor. [1]
Kortizonun sınırları ve kalıcı etkiler konusunda üç ayrıntı var:
- Her yan etki kortizona yanıt vermez. Oran organa göre değişiyor. Yan etkilerin yaklaşık yüzde 10-30'u dirençli çıkıyor ve ek ilaç gerekiyor. [1]
- Hormonal yan etkiler genellikle kalıcıdır. Kortizon bunları geri döndürmez. Eksilen hormon dışarıdan verilerek yerine konur. Tiroid bozukluğu ya da şeker hastalığı gelişirse ömür boyu hormon desteği gerekir. Bu durum tedaviyi durdurmayı gerektirmez. [1]
- Kalp iltihabı nadir ama ciddi. Çarpıntı, nefes darlığı ve göğüs ağrısını bekletmeden bildirmen önemli. [2]
Ne Kadar Sürer?
Yayılmış hastalıkta tedavi genellikle 2 yıla kadar uygulanır. [2]
Ameliyattan sonra ya da ışın tedavisinin ardından verilen kürler genellikle 1 yıl sürer.
İki yıldan uzun devam etmenin ek fayda sağladığına dair yerleşik bir kanıt yok.
Tedaviye yanıt veren hastalarda etki uzun sürebiliyor. İlaç bittikten sonra bile devam edebiliyor. İmmünoterapinin en değerli özelliği budur. [4]
Kaynaklar
- Schneider BJ, ve ark. Management of Immune-Related Adverse Events: ASCO Guideline Update. J Clin Oncol. 2021;39(36):4073-4126.
- NCCN Clinical Practice Guidelines: Management of Immunotherapy-Related Toxicities, v2.2026.
- Luchini C, ve ark. ESMO recommendations on microsatellite instability testing. Ann Oncol. 2019;30(8):1232-1243. PMID 31056702.
- Marabelle A, ve ark. Efficacy of Pembrolizumab in MSI-H/dMMR Cancer (KEYNOTE-158). J Clin Oncol. 2020;38(1):1-10.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır. Hekim muayenesinin ve size özel hazırlanmış tedavi planının yerine geçmez. Tedavinizle ilgili kararları hekiminizle birlikte verebilirsiniz.


